Beethoven Diyor ki :

Hayatı sevmiyor musunuz..? Öyleyse zamanı israf etmeyiniz, çünkü hayat ondan yapılmıştır.


OSMANLI ADALETİNDE ABD'SİZ BİR DÜNYA --15--

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

alt

----------------------------  Lütfen ilk bölümlerini de okuyunuz ------------------------------------------

 

İÇİNDE ALLAH KORKUSU VE KUL HAKKI ÇEKİNCESİ OLAN İNSANLAR

 

Sarayda sefer hazırlıkları devam ederken, çocuklarda Türk Mahallesindeki gezintilerine devam ediyorlardı. Tam bankanın önünden geçiyorlardı ki, birden Safiye durdu:

- “Arkadaşlar az kalsın unutuyordum, bugün elektrik faturasının son günü ben onu yatırmayı unuttum. Bugün ödemezsem elektriklerimiz kesilecek.” Dilek buna pek memnun olmadı ve hemen itiraz etti:

- “Olur mu ya son güne bırakılır mı? Neredeyse on gün geçti aradan.”

- “Aslında yaklaşık on gündür bu para bende. Babamın işleri yoğun bu sıralar. Bana verdi yatır diye ama unuttum.” Safiye’nin bu sorumsuzluğu Dileği iyice üzmüştü.

- “Ne kadar sorumsuzsun. İnsan ödeyeceği parayı unutur mu? Nerdeyse senin yüzünden evin elektriği kesilecek.” Bu itirazın üzerine Safiye büsbütün utandı. Ne diyeceğini bilemiyordu. Araya Ahmet girdi ve tarihten bir kıssa ile cevap verdi:

- “Osmanlı Beyliği yeni kurulmuştu. Genişlemek üzereydi ve sınırları Bursa’ya kadar dayanmıştı. Osman Gazi’nin gönlünde Bursa’yı alıp başkent yapmak vardı. Lakin çok hastaydı. Uludağ’ın yamaçlarında durdu. Şehir merkezinde bir noktayı göstererek; beni buraya gömeceksin oğul dedi. Orhan Gazi babasının bu dileğini gerçekleştirmek için ona söz verdi ve kısa sürede Bursa’yı fethetti. Babası ölmeden Bursa’nın fethini ona yetiştirdi. Baba söylediğini yaptım. Sen rahat ol, Bursa artık bizimdir dedi ve kısa bir süre sonra Hakka yürüyen babasını Bursa’ya defnetti. Babası oğlu tarafından sağlığında alabileceği en güzel hediyeyi almıştı.” Herkes Ahmet’in ne demek istediği anlamıştı. Safiye hariç gülüştüler. Safiye iyice utanmıştı, hem arkadaşlarından hem de babasına verip henüz tutamadığı sözünden:

- “Haklısın Ahmet, Osman Gazi’de evlat bizde evlat. O babasına söz verdiği için koskoca bir şehri fethediyor, ben ise babama söz verdiğim halde ve parasını da babamdan aldığım halde elektrik faturasını yatıramadım. Neredeyse evin elektriğini kesecekler.” Gülüşmeler arasında bankaya girdiler. Bu kez şaşırma sırası Adrian’daydı:

- “Aaaa iyi de arkadaşlar burada sıra alma makinesi yok nerden sıra alacağız?” yanıt yine Dilek’ten geldi:

- “Buradaki bankalarda sıra makinesi yoktur. Herkes sırasını bilir. Bak son gelen şu cam kenarındaki yeşil koltuğa oturur ondan sonra gelen de önünde kimin olduğunu bilir. İnsanların bir birine saygısı ve içlerinde kul hakkı korkusu olduğundan kimse sırasını kaydırmaz.” Bu kural Amerikalı çocukların bayağı ilgisini çekmişti. Ama sırada fazla kimse olmadığından işlem sırası hemen kendilerine geldiği için bu sıra takibini daha fazla yapamadılar. Safiye elektrik parasını ödedikten sonra hep birlikte bankadan çıktılar.

Mahalle arasında biraz ilerledikten sonra, tek katlı kocaman bahçeli bir evin önünde durdular. Dilek Abdullah’ın koluna girerek yönünü eve doğru çevirdi:

- “Bak sen aşağıda demiştin ya; Türk Mahallesinde kendi bahçesi dururken çocuklar başkasının bahçesinde oynuyor diye. İşte sana bir örnek iyice bak.”

Gerçektende evin bahçesi sanki oyun alanı gibiydi. Mahallenin neredeyse bütün çocukları o evin bahçesinde oynuyordu. Kimi ağaçlara çıkmış, kimi yerdeki topraklarla oynuyor. Kimi de salıncakta sallanıyordu.

- “Gerçekten burası oyun parkı mı?” Dedi Karla. Dilek gülümsedi:

- “Hem evet, hem hayır.”

- “O nasıl oluyor, ya evettir ya da hayır” diye itiraz edince Barbara, Dilek açıklık getirdi.

- “Burası Hatice halaların evi. Kocası yıllar önce öldü. Hiç çocukları olmamış. Kocası Ertuğrul amca vefat edince önce yapayalnız kaldı kadıncağız.  Birkaç yıl sonrada ferç oldu. Şuan kendisi yatağa bağımlı. Mahalleli bütün ihtiyaçlarını görüyor çok şükür. Yalnız Hatice hala çocukları çok sever, sağlığında onların her ihtiyacına koşturur, çoğu zaman yaşlılığına aldırmadan onlarla oyunlar oynardı. Yatağa bağımlı olunca artık dışarı çıkamaz, o sevdiği yavrularla oynayamaz oldu. Mahallelide halanın yatağını camın önüne koydu. Sonrada çocuklarına Hatice halanın bahçesinde oynamaları tembih ederek dışarı çıkarır oldu. Çocuklar bahçede gönlünce oynar, Hatice hala da onları izleyerek can sıkıntısını giderir, arada bir camı açarak çocuklarla söyleşir.” Barbara daha fazla dayanamadı:

- “Ohooo bizde olsa, ne kimse çocukları başkasının bahçesine oynamaya gönderir, nede sizin Hatice halanız gibi ihtiyarlar, bahçelerine başkasının çocuklarını koyar. Herkes kendi çocuğunun gürültüsünden bıkmış.” Hep birlikte gülüştüler.

- “İşte ben bu yüzden bu mahalleyi seviyorum arkadaşlar. Babamın işleri olmasa inanın bir dakika kalmayacağız Amerikan mahallesinde. Burada insanlar arasında saygı, sevgi, hoşgörü olduğu için insanlar bir birleri ile daha samimi daha iç içeler ve bu mahallede hiçbir zaman kavga, küşlük, dargınlık olmaz.” Dedi Dilek.

Çocuklar söyleşerek biraz aşağıda bulunan mahalle bakkalının önüne kadar geldiler. Hava sıcaktı hepsinin susuzluğu da gözlerinden okunuyordu.

- “Durun size birer gazoz alayım.” Dedi Abdullah ve hep beraber bakkaldan içeriye girdiler. İçeride kimsecikler yoktu. Çocuklar seslendiler ama seslerini kendilerinden başka duyan da olmadı. Duruma yine Dilek müdahale etti:

- “Arkadaşlar vakit baya ilerlemiş sanırım bakkal Hasan amca akşam namazını kılmaya gitmiştir.”

- “Ne yani dükkân böyle ulu orta açık bırakılarak namaza mı gidilir? Hem gidilse bile adamın aklı namaz boyunca hep dükkânında kalmaz mı? Sonra acil işi olanlar ne yapacak, ne kadar saçma.” Dedi Abdullah. Belki daha da devam edecekti, hazır hızını almışken ama onu Dilek frenledi:

- “Bu mahallede hırsızlık olmaz. Daha önceden de dediğim gibi insanlar kul hakkından çekindiği ve içlerinde Allah korkusu olduğundan dolayı kendi hakları olmayana, harama kesinlikle el uzatmazlar. Bakkal Hasan amca bunu bildiği için içi rahat namazda bunu düşüneceğini sanmıyorum.”

- “Eee iyi de acil işi olan ya da bizden örnek vereyim. Biz şimdi burada oturup senin Hasan amcanı mı bekleyeceğiz?” Dedi Barbara.

- “Hayır hayır bak her şeyin üzerinde fiyatları yazıyor. Oradan bakarak parasını hesaplayıp tezgâhın üzerine bırakırız. Hasan amca gelir alır. Sonrada gördüğümüzde kendisine söyleriz.” Diye açıklık getirdi Dilek.

 - “İyide ya parayı vermeden ya da eksik bırakarak giden olursa ne olacak? Senin Hasan amcanın güvenlik kamerası da yok. Bulabilecek mi onları?” Diyerek Barbara Dileğin sözünü kesti.

- “Dedim ya arkadaşlar bu mahallede herkeste Allah korkusu ve kul hakkı kaygısı olduğundan kimse yapmaz. Yabancı kimsede gelip yapmaya cesaret edemez. Zaten mahallede komşuluk ilişkisi kuvvetli olduğundan herkes birbirini tanır, yabancılar kendilerini belli eder.” Bu kez itiraz sırası Abdullah’taydı ve içindeki yeni yeni filizlenmeye başlayan Türk Mahallesi esrarı ile Amerikan Mahallesine olan özleminin çatışması sonucu birazda ses tonunu yükselterek itiraz etti:

- “Allah korkusu, Allah korkusu iyide bu Allah korkusu dediğin şey hırsında da mı var be kardeşim, hırsızda da mı var?” Dilek sakin sakin cevap verdi:

 - “Hayır, güzel kardeşim öyle demeyelim de herkeste Allah korkusu olduğu için mahallede hırsız yok diyelim.”

Çocuklar kendi aralarında tekrar gülüşmeye başladı. Bu arada Bakkal Hasan amcada gelmişti. Aldıklarının parasını verdiler ve tekrar yola koyuldular.

 

 

      

-----------------------------İNŞALLAH DEVAM EDECEK------------------------------ 

 

 

 

 

Son Güncelleme: Salı, 29 Aralık 2015 14:20

 

Destan Romanlar

ANADOLU’DAN YÜKSELEN SES
Türkiye Türklerinin İstiklâl Destanı, 192 sayfa .
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1130
mod_vvisit_counterDün3594
mod_vvisit_counterBu Hafta1130
mod_vvisit_counterGeçen Hafta24852
mod_vvisit_counterBu Ay57684
mod_vvisit_counterGeçen Ay112267
mod_vvisit_counterToplam17804110

Şimdi: 43 misafir, 2 bots var.
IP: 35.171.146.16