Cenap Şehabettin Diyor ki :

Gençlik çabuk geçer derler, malesef ihtiyarlık da öyle!


Hz. EBU BEKİR(RA)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

3.Bölüm
Ben ondan çok razıyım, Ebu Bekir kulumuz;
O da benden razı mı, bir sorsun resulumuz.

Cebrail’i gönderip Allah böyle diyordu,
Daha yaşarken ona, cennet müjdeliyordu.

Nebi, çık konuş diye emir verdi Harem’de,
Emri ikiletmedi, davrandı muhterem de.

Ebu Bekir Harem’de konuşmaya başladı,
Müşrikler kudurarak, gelip onu haşladı.

O kadar dövdüler ki, bayılıncaya kadar,
Günlerce öyle yattı, ayılıncaya kadar.

Kendine gelir gelmez, Muhammed’i sorardı,
Acısın önemsemez, o’na kafa yorardı.

Annesine yalvardı, kollarıma gir diye,
O’na bir şey olmuş mu,görmem gerekir diye.

Ümmü’l Hayr’ın koluna, tutunarak varıldı,
İkisi de hasretle, birbirine sarıldı.

Muhammed iyi idi, dünya onun olmuştu,
O,bir damlaydı tekrar, deryasını bulmuştu.

Ya Muhammed dua et, annem Müslüman olsun,
Ümmü’l Hayr’ın kalbi de Allah aşkıyla dolsun.

Resul dua eder de çevrilir mi geriye,
Annesi islamdı ya, artık eve yürüye.

Birkaç gün sonra müşrik, Nebi’yi tartakladı,
Ebu Bekir koşarak gidip onu sakladı.

“ Yaptığınız hareket, söylen doğru olur mu,
Allah birdir diyene, böyle de vurulur mu.

Onlar uzaklaşınca, yerden kaldırıyordu,
Onu böyle gördükçe, sanki çıldırıyordu.

Taif’e giderken de onlar beraberdiler,
Allah’ın birliğini, orda haber verdiler.

Taifliler sinsiydi, çocukları taşladı,
Mü’minler etrafında, set olmaya başladı.

Ebu Bekir yalvarıp, taş atmayın diyordu,
Bu gelen son peygamber, yıpratmayın diyordu.

Her geçen gün daha da artardı sayıları,
Fakat çok zulm ederdi, Mekke’nin ayıları.

Mi’rac gecesinden de henüz haberi yoktu.
Ogün biraz geç vakit, evinden yola çıktı.

Müşrikler onu görüp, kapattılar yolunu,
Duydun mu diyorlardı,senin o zır delini.

Kudüs ile Mekke’nin arasını bilirsin,
Bir gecede oraya,nasıl varır gelirsin..

Bunlar olsa ne ise, gökyüzüne de gitmiş,
Eski peygamberleri, orda ziyaret etmiş.

Sen akıllı adamsın,hiç böyle şey olur mu,
Bu deli saçmasıdır,bunu akıl alır mı.

Ebu Bekir hafifçe tebessüm edip durdu,
Sonra elni kaldırıp, kendi göğsüne vurdu.

“Amenna ve saddekna, o hep doğruyu söyler,
Muhammed demiş ise, o ne derse doğru der”

İşte iman bu idi, böyle olunur sadık,
Ondan sonra dediler, Ebu Bekiri’s sıdık.

Aradan bin dört yüz yıl, geçmişti geçmesine,
Bu Mi’rac olayına karşı çıkarlar yine.

Din adamı görünen üç beş geri kafalı,
Beş yıldızlı otelde, yaşıyorlar sefalı,

Mekkeli müşriklerin ağzıyla konuşuyor,
Mi’racı reddederek onlara yanaşıyor.

Ebu Bekir görmeden inanırken bunlara,
Şunlara ne demeli, hele bakın şunlara.

Utanmasa Nebi’yi inkâr eder gör bunlar.
Biz görürüz dese de inanmayın kör bunlar.

Nasılsa tıkır tıkır işliyor ya çarkınız,
Mekkeli müşriklerden, nedir sizin farkınız.

Akabe biatinde yine orda o vardı.
Çünkü o en iyi dost, en sadık yardı.

20.05.2011 Haydar CANLI

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

GENÇLİKTE VERİLEN SÖZ
Tuva Türklerinin Alday Buvçu Destanı, 104 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2802
mod_vvisit_counterDün4177
mod_vvisit_counterBu Hafta29771
mod_vvisit_counterGeçen Hafta44274
mod_vvisit_counterBu Ay63435
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19932813

Şimdi: 54 misafir var.
IP: 3.236.8.46