Albert Einstein Diyor ki:
 
Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.

 

 


Bir Kahve, Bir Ömür - 3

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

 

Ertesi gün Salih Öğretmenin dergisi elimde, Berna’nın iş yerindeyim, müşteri salonunda uygun zamanı yakalamak için tetikteyim.

Kapıdaki yazıyı tekrar tekrar okuyorum: Uz. Berna Kuzuoğlu – Fizyoterapist.

Güzel, zarif ve son derece sevecen genç bir bayan beni odasına davet ediyor. Dedesinin fotoğrafını gösteriyorum. Heyecanla ve sevinçle “Bu benim Dedem… Sizde ne işi var bu resmin? – demekten alamıyor kendini. Kısaca tanıtıyorum kendimi. Dedesiyle görüşmemizden söz ediyorum. Kendisinden de beklentilerimi anlayınca seve seve anlattı:

“Birinci sınıfın ortalarındayım. Dedemler İstanbul’da,  biz ise Lüleburgaz’da kalmışız göç esnasında. Matematiğim çok kötüydü. Nefret etmeye başlamıştım bu dersten. Bunu kimselerle paylaşamıyorum. Sadece Dedem anlıyor beni. Telefonda Dedemi arıyor, tüm ödevlerimi kendisine yaptırıyordum.  Bunun 70-80 liralık karşılığını Annem ödüyordu. Bir de o yılların hayat pahalılığını, üstelik göçmen olduğumuzu düşünün. Siz de biliyorsunuz verdiğimiz mücadeleyi. Birinci sınıfın sonunda havalar düzelir düzelmez Anneannem ikna eder Dedemi ve Lüleburgaz’a taşınırlar. Matematik ve Türkçe’den zorlanan öğrenci, Dedemin sevgisi ve kendine özgü metotlarıyla eğitim yılının sonunda  okul birinciliğini kapmış oluyor. Yıllar birbirini kovaladı, ilkokul, ortaokul, liseyi hep birincilikle bitirdim. En küçük torunuyum Dedemin (dünyaya 10 yıl beklemeden sonra gelmişim). Dede – torun ilişkimizi yıllar içinde büyüttük, renklendirdik. Arkadaşlarımı hep Dedemle tanıştırmak istiyordum. Oturup kalkmayı, görgü kurallarını ondan öğrendim, onun hayatı, kişiliğimin şekillenmesinde bir model olmuştur diye düşünüyorum. Bugünkü mesleki kariyerimde de en büyük desteği Dedemden almaktayım. İstanbul Üniversitesi’nde Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon bölümünü bitirdim, mastır yaptım, şimdi Edirne Trakya Üniversitesi’nde doktora yapıyorum. Bunun da Dedeme en büyük armağanım olacağına inanıyorum.”

Salih Dede torununa, hayat yolunda kavşaklardan geçmeyi öğretmiş. Genetiği de inkar etmeyecek kadar öz torunuydu Salih Öğretmenin Berna - hoşgörü ve alçakgönüllülük, iyi niyet - hepsi Dedesinden miras.

Berna’yı hastaları bekliyordu. Sohbete ağız tadıyla son verdik.

Yoğun duygularla evime dönerken bir gün önce görüştüğüm Salih Öğretmen aklımdan çıkmıyordu ...

Bana Bulgaristan’dan göç esnasında getirdiği fincanların sonuncusuyla kahve ikram etmişti. Anlatması güç, titreyen elimle tarih kokan fincandan kahveyi yudumladım. Uzun bir ömrün öyküsünü dinledim bu esnada. Göçlerin hüznüne inat, yaşamla acımasız bir mücadeleye rağmen, üstesinden geldiği tüm zorluklara karşın, dürüstçe çalışarak kendisi ve ailesi için kazandıklarıya adı üstüne mutlu ve onurlu bir adamın kahvesinin tadı ömrüm boyunca bende kalacak.

Daha nice  mutlu yıllar dilerim sana Saygıdeğer Öğretmen Salih Mutlu!

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAYADAKİ KURT
Göktürklerin Ergenekon Destanı, 80 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3635
mod_vvisit_counterDün7806
mod_vvisit_counterBu Hafta52676
mod_vvisit_counterGeçen Hafta76275
mod_vvisit_counterBu Ay69988
mod_vvisit_counterGeçen Ay249271
mod_vvisit_counterToplam20188637

Şimdi: 82 misafir var.
IP: 3.226.245.48