Oruç Baba Der ki:

Konuşmak bilgili olmanın göstergesi midir, bilinmez; ama susmak bilgelik gerektirir.


Hem okuruz hem yazarız

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

Hem okuruz hem yazarız

'' Zaferin mayası kandır.'' mantığından kurtulmadıkça gerçek zaferler, özgürlükler kazanılamaz, sadece tarih yazılır, o da eksik yazılır ve genellikle tersten okunur.”


Dün yine Hakkari'nin Yüksekova İlçesi Dağlıca kesimindeki askeri birliklere sabah saatlerinde PKK 'lı teröristler tarafından ağır silahlarla düzenlenen saldırıda 8 askerimiz şehit oldu, 19 askerimiz de yaralandı. Doruklardan gelen bu haberle acı yine doruklara çıktı.

Tarih tekerrürden ibaretse dağlarda sürekli tarih yazılıyor. Biz bu tarihi çok okuduk, çok yazdık. Hatta aynı filmi daha önce de gördük, değil mi?


Vatan sağ olsun mu diyeceksiniz? Şehitler ölmez mi diyeceksiniz? Her ne derseniz deyin, zehrinizi her nasıl akıtırsanız akıtın, çıkılan er meydanında karşınızda er olmayan, asla da olamayacak kişiler olduğu sürece ne anlamı var ki? Sadece yürekler yanar, analar ağlar, babalar dik durup gerekirse ben giderim der... Genelkurmay Başkanı katıldığı törende ağlar…

Sonra ne mi olur? Unutulur…
Evet, unutulur, acıya da alışılır...

Kimin sırtı yere gelir bu minderde? Kanla suladıkları serin döşeklerinde yatar yüzlerce can. Toprak analarına kavuşup sarılırlar evde bekleyen anaları niyetine.

Sosyal paylaşım sitelerinde söylenebilecek ne varsa söylenir, resimler paylaşılır, bunu paylaşmayan bizden değildir, anaların ahı üzerlerindedir denir... küfürler edilir, Allah’a havale edilir, kanın yerde kalmayacak denir, denir de denir…

Acının tarifi yok.. Mutluluğun resminin çizilemediği gibi acının da çizilemiyor, sadece yaşanıyor.

Peki, şehit olanların ailelerinin dışında feryat eden başka aileler de var, yoğun bakım odasında gitmekle kalmak arasındaki ince çizgide bekleyen masum genç bedenler, bir daha badem gözleri göremeyecek olanlar, dilleri aşk şarkıları söyleyemeyecek, kulakları duyamayacak, dinleyemeyecek, yürüyemeyecek olanlar, kolsuz bacaksız dolaşacak kınalı yavrucaklar da var.

Şu an ekranda dün verilen şehitlerin cenaze törenleri var. Muhabir acılı bir ses tonuyla ve ağır konuşmalarıyla bu matem havasına katkısını yaparak “ anaların zor ayakta durduğunu, babaların gözyaşlarının içe aktığını” söyleyerek devam ediyor görevine.

İki gün önce Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan yangında da 13 tutuklu ve hükümlünün ölümünün, 5 kişinin yaralanmasının ardından sağ olarak kurtulan Cevdet Yılmaz, savcılığa verdiği ifadede şunları söylemişti:
“Amaçları isyan değildi, cezaevi yönetimine sorunlarının çözümü için gözdağı vermek istediler.”
Peki, meselelerini çözebildiler mi?

Biz daha dört duvar arasına kapattıklarımızın meselelerini çözemezken dağlarda deliklere gizlenen, korunan, beslenen örgüt ( ki Kürtlerin mutluluğu, hakları, hukuku onları ne kadar ilgilendiriyor acaba, bu tartışmaya değer) ile aynı filmi çevirmeye devam ederek, tarihi tekerrür ettirerek ! nasıl başa çıkacağız acaba?

Arada öğrendiğimiz  “ Operasyonlarda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 26'ya yükseldi.” “TSK K.Irak’a hava harekâtı düzenledi, hedefler vuruldu.” açıklamaları yüreklerdeki yangını söndürmeye yeter mi? Hayır. Sorun bilmem ne kadar teröristi öldürmek değil kendi askerini yaşatmak, ölmek zorunda bırakmamak.

Bir yanda terör bitirilmek istenmiyor diyenler, bir yandan paşalar PKK ile anlaşıyor, siz uyuyun diyenler, bir yandan uyanık olduğunu iddia edip atıp tutanlar ama aynı diğerleri gibi seyirci kalanlar, bir yanda da şehir cenazesinde ağlayan paşalar, erler, ilaçlarla ayakta durabilen analar babalar, eşler, kucaktaki her şeyden habersiz bebekler…

İşte tüm renkleri vatanın… Çok renklilik bu mu?

Deniliyor ki Kürt sorunu yok, bazı Kürtlerin sorunu var. Peki, o zaman ortaöğretimde seçmeli ders olarak okutulması gündemde olan Kürtçe dersleri ile çözüverelim şu bazılarının derdini!

30 yıldır terör son çırpınışında güya... Geçelim bunları artık...

Çözüm siyasi dediler, dağdakilerim sözcülerini meclise aldılar, meclistekiler arada dağa gidip geldi, dağdaki aşağı indi halaylarla elleri sıkılarak karşılandı… Film devam ediyor hâlâ…

Bu filmde başka neler var?

Erdoğan Meksika!da idi, Zana pek bi masum konuşuyordu, çözerse Erdoğan çözer diyordu.
Gündemde PKK’nin silahları bırakması olasılığı vardı..
Yani doğan görünümlü şahinler var film platformlarında.
Ve sonrasında BDP genel başkanı Selahattin Demirtaş diyor ki “ PKK her türlü silahlı eyleme son vermelidir”.
Ezberler bozmuş görünürken bir bakıyorsunuz ki yine bir başka kirli oyun oynanmaya başlanmış.

Sonuç: Yok!
Osman Pamukoğlu’nun  da yazmış olduğu gibi, “ Unutulanlar dışında yeni bir şey yok!”

Yine diyorum ki; '' Zaferin mayası kandır.'' mantığından kurtulmadıkça gerçek zaferler, özgürlükler kazanılamaz, sadece tarih yazılır, o da eksik yazılır ve genellikle tersten okunur.”

Müşerref Özdaş

                                                                                                             

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Haziran 2012 19:52

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAYADAKİ KURT
Göktürklerin Ergenekon Destanı, 80 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün515
mod_vvisit_counterDün2141
mod_vvisit_counterBu Hafta5015
mod_vvisit_counterGeçen Hafta29687
mod_vvisit_counterBu Ay96676
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18195242

Şimdi: 11 misafir, 12 bots var.
IP: 35.173.234.140