Oruç Baba Der ki:

Konuşmak bilgili olmanın göstergesi midir, bilinmez; ama susmak bilgelik gerektirir.


ÖLÜM KALIM SAVAŞI (SAKARYA)-Fethi KARADUMAN

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

9 Eylül 1921 günü saat 15’e doğru Başkomutan M. Kemal Paşa ile Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa üstü açık bir otomobille Zafertepe’ye geldi. Fevzi Paşa ve Albay Kazım ile biraz görüştükten sonra, M. Kemal Paşa batarya dürbününün başına geçti. Yunan mevzilerini ve gerilerini uzun uzun incelemeye koyuldu.

Zafertepe’nin üstü kalabalıklaşmıştı. Otomobil ve atlar açıkta duruyor, düşmanın kolayca görebileceği bir topluluk oluşmuş bulunuyordu. Ev sahibi durumunda bulunanAlbay Kazım, soğuk terler dökmeye başlamıştı. Yunan topçusu ve uçakları için güzel bir canlı hedef olmuştu tepenin üstü. Tam bu sırada bir Yunan uçağının tepeye doğru yaklaştığı görüldü.

Albay Kazım’ın korktuğu başına gelmişti. Tepede uçağa ateş açabilecek tek bir silah, saklanacak tek bir ağaç altı yoktu. Sağa sola koşup hedefi dağıtmak en akıllıca bir davranış olacaktı. Başkomutan M. Kemal Paşa dürbünü bırakmıyordu bir türlü. Başkomutan kılını kıpırdatmadan batarya dürbünü çukurunda otururken, hiçbir subay tek adım atmayı aklından geçirmiyordu. Herkes olduğu yerde başını havaya kaldırmış, tam tepelerine gelen uçağa bakıyor, bırakacağı bombaları bekliyordu…

Yunan uçağı tepenin üstünde bir tur attıktan sonra, uzaklaştı. Yanında bomba olmadığı ve gözetlemeyle yetindiği anlaşılmıştı. Albay Kazım, boncuk boncuk terleyen alnını kolunun tersiyle silerek rahat bir soluk aldı.

Başkomutan M. Kemal Paşa incelemelerini bitirdikten sonra, biraz geride bekleyen komutanlarının yanına gitti. Görüşlerini özetledi: Düşmanın batı kanadına saldırarak Sakarya’ya doğru sıkıştırılması ve Sakarya üstündeki köprübaşlarının ele geçirilmesi planı yarın uygulanacaktı.

Saldırıyı Mürettep Kolordu Komutanı Albay Kazım yapacaktı. Kolordusunun 1. ve 17. Tümenleri ile 1. Süvari Tümeninden başka, öteki yerlerden kaydırılan 15. ve 23. Tümenler de emrine veriliyordu. Yapılan gözetlemelerin raporları ve alınan en son bilgiler değerlendirildikten sonra ortaya bir harita açıldı. Harita, çok önceleri Almanlar tarafından yapılan ve Kiepert adıyla anılan Anadolu’nun tek büyük haritasının o bölgeyi gösteren paftalarıydı.

M. Kemal Paşa saldırının nasıl yapılacağını ve geliştirileceğini haritada ayrıntılı bir biçimde açıkladı. Sonra arazi üstünde uzun uzun anlattı. Başkomutanın askerlik sanatında tartışma kabul etmez üstünlüğünün yeni bir yapıtıydı açıklanan plan.Anadolu’nun ve Türk halkının kara yazgısı bu saldırının başarıya ulaşmasıyla ağaracaktı… Cephane azdı. Süngüye güveniliyordu. Cephane azlığının saldırıda doğuracağı sayısız sakıncalar vardı. Bu sakıncalar, Anadolu çocuklarının bilek gücüyle ve tüfeklerin ucuna takılı keskin süngülerle giderilecekti…

…Başkomutan M. Kemal Paşa ile Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Duatepe’ye beş tümenle yapılan saldırıyı Mürettep Kolordu Komutanı Albay Kazım’ın Zafertepe’deki gözetleme yerinden izlemişlerdi. Uzun süren kanlı savaşmanın heyecanıyla kimsenin aklına bir şeyler yemek gelmemiş, kimse dün akşamdan bu yana tam yirmi dört saattir ağzına bir tek lokma koymamıştı.

  Mürettep Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay Hayrullah (Fişek) Duatepe’nin alınmasının onuruna, konuklarına bir akşam yemeği ziyafeti hazırlamıştı. Batarya dürbününün çukurunun hemen yanındaki düzlüğe, yere hemen bir masa örtüsü serdirmiş, ortasına bir bakır tepsi koydurmuştu. Tepside kızarmış bir cılız tavuk ile dört beş dilim siyah ekmekten başkaca bir şey yoktu.

M. Kemal Paşa, İsmet Paşa, Batı Cephesi Kurmay Başkanı Albay Asım (Gündüz) ve Albay Kazım yer sofrasına bağdaş kurup oturdular. Duatepe’nin alınmasının yarattığı sevinç hepsinin yüzlerinden okunuyordu. On sekiz gündür Sakarya boylarında sürekli savunmada kalan ordu, ilk kez bir planlı saldırı girişiminde bulunmuş ve başarmıştı. Bu bir dönüm noktasıydı. Bundan böyle saldırı sırası Türk Ordusuna gelmişti. Üst Komutanların on sekiz gündür gerilen yüz hatları, ilk kez sevinçle gevşemiş, rahatlamıştı. Sofradakiler Başkomutanın ilk lokmayı ağzına atmasını bekliyorlardı yemeğe başlamak için.

M. Kemal Paşa ekmeğe uzanırken, Albay Kazım’a sordu:

— Erlere yiyecek ne verdiniz?

Albay Kazım şaşırdı, duraladı, biraz ötede ayakta duran kurmay başkanına seslendi:

— Hayrullah Bey erlere ne verebildik?

—Efendim, dün sabah bulduğumuz buğdayı kavurmaları için birliklere dağıtmıştık.

M. Kemal Paşa bir an duraladı. Sonra ayağa kalktı, düşünceli, dalgın adımlarla yürüdü. Ötekiler de tavuğa ve ekmeklere el sürmeden sofradan kalktılar, M. Kemal Paşa’nın ardından yürüdüler.

Mehmetçikler, kavrulmuş buğdayla midelerini bastırıp, yarı aç yarı tok saldırarak Duatepe’yi geri alırlarken; Başkomutanları cılız bir tavuğu silah arkadaşlarıyla paylaşmayı içine sindirememişti[i]

 

                     Atatürk devrimi – Fethi KARADUMAN

                               www.ataturkdevrimi.com

                            TWİTTER : fethikaraduman2

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAYADAKİ KURT
Göktürklerin Ergenekon Destanı, 80 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün7312
mod_vvisit_counterDün7806
mod_vvisit_counterBu Hafta7312
mod_vvisit_counterGeçen Hafta76275
mod_vvisit_counterBu Ay24624
mod_vvisit_counterGeçen Ay249271
mod_vvisit_counterToplam20143273

Şimdi: 95 misafir var.
IP: 3.231.25.104