Oruç Baba Der ki:

Ellerimin ne kadar soğuk olduğunu söylediğinde onun beni, benim de onu sevmediğimi anladım. Çünkü eğer ortada bir kusur varsa; yanmayan ateş kadar, ateşi yakamayan da kusurludur.


Eşiklerin Dili

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

Hiç birgün eşiğe dokunduğunuz oldu mu basıpta geçmek yerine. Gün kızıllığıyla veda edip çekilirken ağırdan, eşik ardında heyecanlar artar. Bir çocuk bekler yoklanacak bir cebi sabırsızca, süslenmiş bir eş bekler evin direğini huzura ermek için. Rengarenk odalar, eşyalar arasından sıyrılıp ışıltısı ile yorgun gözlerine fer olup,  camdan dışarı yayılır bacası tüten bir ocak suretinde.

Bir çift hasret yüklü göz değer camın dışına, sevgilisi şiir olup akarken sokağından kalbi çarpar, yaşam damarları çoşkunca çağlar.Kaybolurken yavaş yavaş köşeden, yasak eşik dışında çoğalır bakışları. Taşır hasretini yine ertesi güne.

Karşı evde, bir köşesine burukça yerleştirilmiş bir çift ayakkabı, dönülmeyen yolu gösterir gelen geçene. Evin içinde dökülen gözyaşları semaya ulaşıp rahmet olarak indiğinde geri,  dokunurlar zarifliğin endamıyla yumuşak ve usulcana ayakkabılara. Susuzluğunu giderirler kimse anlamadan. Veda hiç bu kadar yalnızlığı hissettirmemiştir gecelerken evin içindekilerden ayrı.

Selma teyze bir gün kucağında bebeği ile geçtiğinde, yeniden doğmaları yaşattı mahalleye. Ağladılar geceler boyu o bebekle birlikte, güldükleri kadar da. Her biri onunla beraber annesinin süt kokan göğsünde buldu kendini yıllar sonra. Geçmişin kırık dökük anıları ya sevindirdi ya üzdü.

Köksal amca eşikte beklemekte bir anka kuşunu. Hayal bu ya. Kanatlanıp onunla yeniden sahici doğuma, vuslata ermeye niyetlenmekte.
Dinlencenin dili, yorgunluğun gidişi, diriliğin dönüşü eşikler.. Gelsin zümrüd-ü anka kuşu o güzel sesiyle davetlerin en güzeli ezan nağmelerinde yaşatsın vuslatları ona.

Hep aşağıda görsekte sadece yanılsama bu. İlk başlangıçlardan ebedi sonlara hep ondan geçilir. Bir eşik bir yuva olur sarmalar bir aileyi. Bir sevda, bir vuslat olur kabullerin izdüşümünde. Bir hasret olur uzağına düşmelerde.

Hamur kokularının yayıldığı ey eşik.. Kabart saflığını sar, yama tüm yaraları. Azametlen haydi  ulu eşik, kaçışsın kötülükler senden korku ve karanlıklarına gerisin geri. Alçalırken tüm tevazunla iyiliklerin önünde serilirsin ayaklara hürmet niyetine.
Senden geçerken herşey.. Sen, herşey olursun..

İsra  Doğan
/2011/

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 Kasım 2011 01:17

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Manas'ın Oğlu
Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ikinci bölümü, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3499
mod_vvisit_counterDün5012
mod_vvisit_counterBu Hafta8511
mod_vvisit_counterGeçen Hafta38588
mod_vvisit_counterBu Ay70485
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18169051

Şimdi: 59 misafir, 1 üye, 2 bots var.
IP: 35.172.150.239