Oruç Baba Der ki:

Ellerimin ne kadar soğuk olduğunu söylediğinde onun beni, benim de onu sevmediğimi anladım. Çünkü eğer ortada bir kusur varsa; yanmayan ateş kadar, ateşi yakamayan da kusurludur.


Dönüş ( 6 ) = Tavaf

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

 

Yaradan şah damarımızdan da yakın bunu biliriz de illede tavafda ki yakınlık duygusu bir başkadır. Otel odasından sizi öyle bir çeker getirir ki siz bile şaşarsınız bu çekişe. Yanıbaşınızda siyahi, beyaz, sarı ırktan bir varlık sizinle beraber Rabbena atina diye başlar duaya. Yarattığı ile bütünleşmek, kardeş bilip kabul etmek Dünya'yı kabenin etrafında tavaf eder buldurur insana. Irk, dil farklılığıda neymiş, işte dünyanın herbir köşesinden müslümanların toplandığı yegane mekân. İlk mabed oluşunun dışında kutsallığında birlik beraberliğin oluştuğu mescid olması payı da vardır.

Yazı reddetmezsiniz siyahi kardeşle dönersiniz, kışı reddetmezsiniz beyaz kardeşle dönersiniz, baharı reddetmezsiniz sarı kardeşle dönersiniz. Dünyada her ne varlık var ise ondan geldiğini biliriz onlarla birlikte ona döneriz.Tavafın dua haricinde bunun gibi çok faklı manevi boyutları vardır. Önce varlıkla sonra birlikte yaradanla bütünleşmek duygusunda bir seyrandır. İhramın haramlarında var olan yasaklardan bitkiyi saçı, kılı kopartmamak "Kılına zarar gelsin istemeyiz" sözünün nasıl da bir pratik uygulayışıdır. Hayvanatlara  zarar vermemek yaratılmış tüm canlıların canının nasılda yaradan tarafından koruma altına alındığını bize ders olarak sunar. Birkez daha haramlara itinayı ve dikkati hatırlatıp, döndükten sonra bile o şuur ile hak hukuka riayeti talim ettirir sessiz sözsüz.

Kefen niyetine beyaz örtüye bürünerek işte huzurdayız.
İlk bakış..
İlk el açış..
İlk gözyaşı..
İlk dönüş..
İlk dokunuş...

Yeni doğan bebeğinize sarılmak gibi sevinçli
Şevkat yüklü Anne kucağına sığınmak gibi huzurlu
Tek beden, tek dua, tek millet olmak gibi bütünleştirici
Ne zengin,ne fakir,ne okumuş,ne okumamış gibi kimliksiz
Ne işçi, ne yönetici, ne çiftçi gibi mevkisiz
Tasasız, hüzünsüz, çilesiz, huzurlu bir dinginlik
Ne beyaz, ne sarı, ne siyah tamamen renksizlik
Sevgili ile buluşma heyecanıyla vuslat tadında

İkilik  yok
Teklikte varoluş

Tek nefes tek haykırış

Bismillahi Allahû Ekber

Rabbena âtina fid-dünya hasenaten ve fil-ahireti hasenaten ve kina azaben- nar ve edhilnel-cennete meal abrâr.

Kötülük yok,haram yok,günah yok

Sen ben yok...

Ayrılık gayrılık yok, tek bir kabe tek bir kalp.

"Sana geldim ya Rabbim. Affına muhabbetine talibim.Muhabbetinle, merhametinle,mağfiretinle arındır beni. Kullukta zirveleştir, gündüzümü gecemi bereketli kıl. Sevdiğin habibinin dostluğuna, senin dostluğuna kabul buyur. Pişmanım ne hata ettimse, pişmanım ne günah işledimse, pişmanım cimriliğime, pişmanım dirliksizliğime birliksizliğime ve cümle rızana aykırı davranışlarıma.
Sen affetmeyi seversin beni de affet . Kefenimi giydim geldim, dünyevi varlığımdan soyundum geldim, enaniyetimden sıyrıldım geldim.
Sana geldim, rızan üzere sende yeniden dirilmeye geldim. Yeniden kul olarak doğmaya geldim. Ezelde ki halime, pir-u pak olmaya geldim."
 
Alemde ne varsa insanda da var savından yola çıktığımıza göre arzda ki merkez Mekke ise insanda o merkeze indirilen canlı aynasıdır. Dünyanın merkezi kabe ise insanda ki merkez de kalpdir.

Dünya'nın güneş etrafında saatin tersi istikametinde dönmesi gibi insanda kabenin etrafında aynı istikamette soluna kalbinin olduğu yere alarak dönmesi tesadüf olabilir mi hiç.

Birisi arz'ın maddi kabesi, diğeride manevi kabesidir.

Bir hadis rivayetine göre, Peygamberimiz (a.s.m) Kâbe’ye bakarken şeyle demiştir:
“Kuşkusuz Allah seni çok şerefli, çok mükerrem/ hürmetli, çok azametli kılmıştır; fakat mümin senden daha hürmetli/daha saygı değerdir.”(İbn Mace, Fiten,2; Mecmau’z-zevaid, 1/81).

Hz. Mevlana, şu meşhur  sözünü söylemiştir:
“Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin kâbe yıkmaktan daha kötüdür”

Tüm galaksi dönüyor, insan dönüyor !

Şu halde, insan kâinatta en önemli noktadadır ve yapmış olduğu tavaf ile de bu önemi kesintisiz sergilediği yegane mekândadır. Fiziki olarak gece gündüz Mekkede hiç birşey ifade etmiyor. Gece gündüz tavaf ve namaz için devam eden bir insan akışı ile hayat uykuya geçmiyor. Bu kesintisiz akış bize uyanık bir kalbin olması gerektiğini sessiz lisanı ile bildirir. Ayrıca dönüş hareketi ile dünyanın ve diğer gezegenlerin de durmaksızın dönüşlerinin bir tezahürünü o kutsal mekanda tavaf eden insanda seyrediyoruz.

Her dönüş bir ferahlama, huzura erme, manevi yükselişler ve değişimler getirir. Bakmışsınız bir tavafda bahar gibi canlanır neşelenirsiniz, sonbahar gibi hüzünlenip gözyaşı akıtırsınız mahcubiyetten. Kış mevsiminde üşümemiz gibi veda tavafında üşür duygularınız ayrılık sancısı ile. Kısacası dünyaki mevsimler gibi halden hale geçer insan. Atmosfer katmanları gibi kat kat yükselirsiniz, öyle ki sanki beyt-ül mamurda Meleklerle tavaf edersiniz.

Tavaf ilmi yönden ilk önce tevhid fikrini temsil etmektedir.Tevhid-i ulûhiyet ve tevhid-i rububiyeti idrak etme yeridir aynı zamanda. "Lâ ilâhe illâllah"  der hakkın zatını bilir ve her türlü şerikten tenzih ederiz. O ezelîdir, O ebedîdir, O Rahman'dır, O Rahim'dir. Sen benim ve kâinatın Hâlıkı (yaratıcısı)sın deriz. Sen hem tüm varlığın Rabbi (terbiye edicisi) sin deriz. Her dönüşte o'nun isimlerini tefekkür etme bizi bir terbiye süzgecinden geçirip kemale erme yolculuğuna iletir. Her bir dönüşte bir merhale aşmaktır nefis adına. Neden yedi kez döneriz ?  Yedi sayısının islamiyette birçok mana örnekleri olsa da burada ağırlıklı olarak nefis basamakları gelir akla. İnsanda ki nefis aşamaları yedi tanedir. Miraç gibi her dönüşte bir merhale, bir menzil aşılarak yedi kat göklerin üstüne çıkabilir, maddî âlemin üstüne yükselebiliriz demektir. Terbiye basamaklarını  çıkarak esfelinden kurtulup kulluk şuurunda kemale erebiliriz demektir.

Tavaf zerreden çıkarak bütün olan alemin zikrine dahil olmaktır.
Buradaki güçlü enerji odak noktasında tavaf eden insanlar çok farklı duygular içine girdiklerini beyan ederler. Hatta içlerinde değişik metafizik haller yaşadıklarını söyleyenler de çıkmıştır. Kuşkusuz ilk bakışta elle tutulur bir kanıt gibi gelmese de bu söylemler insanların çoğunun yaşam tarzı ve ahlaki değişimlerinde ki güzelliklerine baktığımızda soyut hissedişlerin yaşamda gerçeğe döndüğünü ve somutlaştığını görürüz.

Cüneyd-i Bağdadi (k.s)  hacca gidip gelen adama sorduğu sorularda somutlaşması gerekenlerden bir kısmı nelerdir bir dinleyelim.
- Haccetmek için ne yaptın?
- Guslettim, ihrama girdim, iki rekât namaz kıldım ve telbiye ettim.
- Bunlarla haccı akdettin mi?
- Evet.
- Peki, yaratıldığından beri bu ahdine aykırı bütün akitleri bozdun mu?
- Hayır.
- Sen akdetmemişsin.
- Sonra ihram için elbisesini çıkardın mı?
- Evet.
- Yaptığın her işten de soyundun mu?
- Hayır.
- Sen elbiseni çıkarmamışsın.
- Sonra temizlendin mi?
- Evet.
- Bu temizlenme sendeki her illeti, mânevi kirleri giderdi mi?
- Hayır.
- Sen temizlenmemişsin.
- Hareme (Kâbe'nin çevresine) girdin mi?
- Evet.
- Hareme girmenle her haramı terketmeğe söz verdin mi?
- Hayır.
- Sen Hareme girmemişsin.
- Kurban kestin mi?
- Evet.
- Aşırı isteklerini ve iradeni Hak'ın rızâsında yok ettin mi?
- Hayır.
- Sen kurban kesmemişsin.
- Şeytana taş attın mı?
- Evet.
- Sendeki cehaleti attın mı, böylece sende bilgi göründü mü?
- Hayır.
- Sen taş atmamışsın.
- Kâbe'yi ziyaret ettin mi?
- Evet.
- Bu ziyaret sebebiyle ilâhî-mânevî ikramların arttığını gördün mü? Çünkü Hz. Peygamber şöye buyurur: "Hacılar ve umre yapanlar Allah'ın ziyaretçileridir. Ziyaret edilenin, kendisini ziyaret edene ikram etmesi bir haktır." Sen bu ikramı farkedebildin mi?
- Hayır.
- Sen ziyaret etmemişsin.
(...)

 

alt

 

Safa ile Merve tepesi arasında ki mesafenin say'ında derin tefekkür boyutuna inebilirsek neler neler hissedebilir idrak edebiliriz. Hz. Hacerin bir su arayışı ki bizimde arayışımızı temsil eder adeta. Kimden meded umarız, kimden imdat isteriz, kime vuslat isteriz her bir gidiş dönüşte. Kimi yerde dağa tırmanmak gibidir, kimi yerde ağır adım kimi yerde koşar adımlarla Rahmete ermek isteriz. Hz.Hacer'in koşuşturması hayalimizde, gönül insanı
Fuzûlî' ' nin sözleri dilimizdedir adeta ;

İşte peykânın gönül hecrinde, şevkim sâkin et
Susuzum bir kez bu sahrâda benim'çün âre su!


"Ey gönül! (Sevgilinin) ok gibi delici bakışlarını (teveccühünü) iste, ondan ayrı olmanın gönlümce hissettirdiği susuzluğu gider. Zîrâ ben susuzum. Ne olur bu kavurucu aşk çölünde benim için de su ara."

Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânım
Var ümidim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su...


Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi salmıştır,
Fakat, peygamberin ihsanının bulutunun su serperek o ateşi söndüreceğini umuyorum.

Tavaf bir Rahmet beklentisi içinde "Ondan geldik dönüşümüz yine ona olacak" şuurunda gönüllü tutsaklık, bir türlü kabeden ayrılamama istencidir.

Bir önceki, Dönüş (5 ) yazımızda kabede ki pozitif akımdan bahsetmiştik. Beyt’e (Kâbe’ye) her gün 120 rahmet iner derler. 60’ı tavaf edenlere, 40’ı namaz
kılanlara, 20’si Beyt’e bakanlara verilirmiş.

Dünya'ya inen yağmur rahmeti gibi ki yaşamın, canlılığın en önemli maddesidir su. İnsanın da % 70 civarı sudan oluşması gibi hem maddi yönden hem manevi yönden Rahmete gark olmak, maddi dönüşün yanında manevi dönüşün somut ispatıdır bir nevi.

Allahım, bana lütfettiğin rızıklarda, beni kanaat ile serfiraz eyle ve onu bereketli kıl. Bana ait kaybolup giden herbir şeyin yerine daha hayırlısını ihsan et.
Allah'tan başka ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur; mülk Ona mahsustur, hamd sadece Ona hastır, Onun herşeye gücü yeter.


İsra Doğan

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 21 Eylül 2011 01:11

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YA BEN İSTANBUL’U ALACAĞIM
Türkiye Türklerinin İstanbul’un Fethi Destanı, 125 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3748
mod_vvisit_counterDün5012
mod_vvisit_counterBu Hafta8760
mod_vvisit_counterGeçen Hafta38588
mod_vvisit_counterBu Ay70734
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18169300

Şimdi: 55 misafir, 5 bots var.
IP: 35.172.150.239