ATSIZ DİYOR Kİ:

Taviz verene başkaları, kavga çıkarmadığı için belki "aferin" der ama kimse onu şerefli ve haysiyetli saymaz.


Dönüş (3)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta
alt


İnsanın Dünya ve var edilmiş bazı diğer şeyler ile benzerlikleri konusuna devam ediyoruz.

Hazret-i Ali -kerremallahu vecheh- Efendimiz bunu şöyle ifâde etmiş ;

“Devân sendedir bilmezsin
Derdin de sendendir görmezsin
Sen kendini küçücük bir cirim zannedersin
Halbuki bütün âlemler sende dürülmüştür (de bilmezsin)



“Hoşça bak kendine kim zübde-i âlemsin sen,
Merdum-i dide-i ekvan olan âdemsin sen.”(Şeyh Galib)



(Kendine iyi bak çünki sen âlemlerin özüsün, varlıkların göz bebeği olan insansın .)


alt 1- İnsandaki saç ve kıllara misal yeryüzündeki ağaç ve bitkilerdir :
Ağaçlar, saç ve kıllarda köklüdür. Ağaçlar Dünyanın oksijen ihtiyacına faydalı iken saç ve kıl köklerindende insan derisi hava alır. Saçlar başımızı güneşten korurken ağaç gölgeleride varlıkları güneşten korur.
Bir diğer benzerlikte ağaçların akciğerlerdeki bronşlara benzeşmeleri ve oksijen ile bağlantılarıdır.

alt2- Âlemde gezegenler arası itme ve çekme kuvveti ile benzeşimimiz:

Kainatın olumuşu ve bir çekim kuvveti dahilinde yörüngelerinde dönüşümü hakkında yüce kitabımız Kur'an-ı kerim modern bilimin yeni yeni varabildiği bu sonuçları 1400 yıl önce haber vermiştir. Zariyat suresi 47. ayetinde mealen; "Göğü kuvvet kudretimizle biz kurduk ve biz onu genişleticiyiz." buyrulmuştur. Bigbang'ın bir teori olmaktan çıkıp kesin bir gerçeğe dönüşmesinin en büyük delili bu olsa gerektir.
Amerikalı astronom Edwin Hubble yapmış olduğu araştırmalar neticesinde evrenin genişlemekte olduğunu buluyor.  Ve Big Bang, bilim adamlarının hesaplamalarına göre günümüzden yaklaşık 17 milyar yıl önce gerçekleşiyor. Şu an evreni oluşturan maddenin tümü, "yoktan var" edilip olağanüstü bir denge içinde şekillendiği kanıtlanıyor. Zamanda geriye gidildiğinde "tek bir nokta" ortaya çıkıyor ve çekim gücü nedeniyle "sıfır hacme" sahip olacağını
saptıyorlar.Sıfır hacim=yokluk yani yoktan varedilmiş olduğu gerçeği.(daha geniş bilgi için bkz.Big Bang )
Yaratılan gezegenler arası çekim kuvvetinin kütlelerine,aralarındaki mesafeye ve zıt yönde etkileşimlerine bağlıdır.

Âlemde ki bu itme ve çekme kuvveti, biz insanlarda ki dafia (Def eden, muhafaza eden) ve cazibe kuvvetine benzer bir çekim gücü "Sevgi" ve "Nefret" şeklinde ortaya çıkıyor.Sevgi salt ikili ilişkileri kapsamayıp kainattaki diğer canlılara yaklaşımımızdada etkendir.
"Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz". ÂLİ İMRÂN - 103

“...mü’minlerin kalblerini birbirine ısındıran O’dur. Eğer sen, yeryüzündeki her şeyi harcasan, onların kalblerini birbirine ısındıramazdın. Fakat Allah onları birbirine ısındırdı.” (Enfal, 63)

Sevginin çekim gücü ile nice dostluklar,arkadaşlıklar kurulur ve zıddı "nefret" ilede nice kötü,şer insanlardan,olaylardan,ortamlardan uzaklaşarak korururz kendimizi. Çünkü zıtlık esasına göre yaratan Rabbimiz "Ey iman edenler
Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin,Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz." (Mümtehine-1) buyurarak da ikaz ediyor. Bu ikaz sevgimizinde bir doğru yörüngede, doğru insanlara karşı meyil halinde olması gerektiğinide anlarız.

Hacı Bektaş Veli, arşa benzetilen insan-ı kamil'in vücuduyla dünya arasında çeşitli yönlerden münasebet kurmaktadır. İslam mutasavvıflarınca "vücûd-nâme" denilen eserlerde işlenegelen, insan vücudûyla dünya arasındaki benzerlikler Makâlât'ta da işlenmektedir. Buna göre, âlemde en altta "Dünya" arada "18 bin alem" ve bu alemlerin bağlı olduğu en üst âlem olan "arş" mevcuttur. Arşdan kasıt zübde-i kainat olan insanın başıdır. Eserde insan ile dünyevî fenomenler (görüntü) arasındaki ilişki şöyle gelişmektedir.
Dünyadaki yer ve gök, insanda arka ve tabana; yedi kat gök, deri, et, kan, damar, sinir, kemik, ve iliğe; bulut ve yagmur, kaygı ve göz yaşına; dağlar kemik başlarına; ırmaklar göz yaşına; köyler endamlara; ağaçlar parmaklara; otlar kıllara; çalılar kollara; saf su ağız suyuna; kokucu su kulak suyuna; ağaç odu şehvet oduna; yıldırım odu sovukluk oduna; cehennem odu muhabbet oduna; mezar buruna; ilham mümine; vesvese kafire;nefis düşmana; cennet içinde ırmaklar tende sud, kan, safra, balgama; gönül Kabeye; insanın dönemleri olan, oğlanlık ilkbahara; yiğitlik yaza; kırgıllık sonbahara; yaşlılık (kocalık) kışa...vb. benzetilmektedir ( Bu hususta geniş bilgi için bakınız, Makâlât, ss. 62-84.)

alt3- Sebzelerin meyvelerin insan iç organlarıyla benzeşmeleride çok ilginçtir.Bu benzeşmeler o besin maddesinin benzeştiği organa faydalı olduğu tesbit edilmiştir.

Kuru Fasulye, böbrek görünümündedir
Patlıcan, Avokado ve Armutortadan ikiye kesildiğinde ana rahmine benzer şekil gösterir.
Nar Çekirdekleri kan hücrelerine benzerlik gösterir.
Ceviz şekil olarak beynin loblarına benzer bir özellik gösterir.
Zencefil şekil olarak mideye benzer
Havuç dilimi insan gözüne benzer.
Dilimlenmiş kivi göz bebeğine benzerlik gösterir.
Sap kereviz kemiklere benzer

Hurma ve insan arasındaki şaşırtıcı benzerlikler :

İnsan da hurma da dik ve geniş bir gövdeye sahiptirler.
İkisinde de erkeklik ve dişilik vardır.
İkisi de ancak döllenme ile çoğalır ve meyve verir.
Erkeklik poleni kokusuyla insanın meni kokusu aynıdır.
İkisinin de kafaları kesildiğinde ölürler.
İkisinin de kalbi kuvvetli bir darbeye maruz kalırsa ölürler.
İnsanın cismindeki kıllar ve saçlar gibi hurma ağacında da lifler vardır.
İnsanın şiddetle suya ihtiyacı olduğu gibi onunda çok bol suya ihtiyacı vardır.
Ömrü ortalama insan ömrü kadardır.
Yavrulaması insanın ortalama yavru adedine denktir.
Gençlik ve ihtiyarlık yaşları da insanın yaşlarına benzer.
 

alt4-Âlemde kasırgalar ve fırtınalar, bizde ise öfke patlamalarıyla benzeşmesi gibi.

alt5-Âlemde misâl âlemi, bizde ise hayal kuvveti gibi.

alt6-Âlemde şeytan, bizde nefis ve lümme-i şeytaniye gibi.
 
alt 7-nefes alıp-vermesi rüzgâra benzemesi gibi.

alt 8-İnsanın ahlâkı da çeşitli hayvanların nümune ve benzeridir. Hilekârlığı tilkiye, bahilliği fareye, herkese saldırması köpeğe, nankörlüğü kediye, inatçılığı keçiye, düşmanlığı yılana... benzemesi gibi.

Teferruata inilse daha nice benzerlikler bulunacaktır.Bu da "insan küçük bir kâinattır, kâinat ise büyük bir insandır" sözünü destekleyen bilgilerdir.

Bu hakikat bize idrak ettiriyor ki;
" İnsanı kim yaratmış ise onun büyük bir numunesi olan kâinatı da o yaratmıştır."

Devam edecek

İsra Doğan
/2011/

Son Güncelleme: Cumartesi, 13 Ağustos 2011 01:59

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

GENÇLİKTE VERİLEN SÖZ
Tuva Türklerinin Alday Buvçu Destanı, 104 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 
 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3490
mod_vvisit_counterDün5012
mod_vvisit_counterBu Hafta8502
mod_vvisit_counterGeçen Hafta38588
mod_vvisit_counterBu Ay70476
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18169042

Şimdi: 50 misafir, 1 üye, 2 bots var.
IP: 35.172.150.239