Bailey Diyor ki :

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir.


"Gel de iki lafın belini kıralım"

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

Geçen bir arkadaşım geldi,
-"Gel de iki lafın belini kıralım" Dedi.
Kıralım eyvallah da, bari laf ola beri gele olmasa, yoksa kişisel gelişimci ve iletişim uzmanı Dale Carnegie öldüğüne filan bakmaz bizi kontrole gelir ve diyeceği söz,
"İnsan konuşacağı şeyden kırk kat fazlasını bilmiyorsa konuşmamalıdır" olacaktır. Korktum vallahi, iyisi mi önce ne hakkında kaç kat biliyorum bir kendi analizimi yapayım dedim. Yoksa konuşurken ne beller kafalar yürekler kırarım mazaallah. Konuşmak insana bahşedilen büyük bir nimet olsa da  o sözüyle Canegie neredeyse "hiç konuşma" demeye  getirmiş saysam yanlış olmaz. Konuşmak bu denli önemli olunca nasıl konuşuyoruz sorusuda takıldı mı şimdi kafama. Öyle ya bir işi,duyguyu kontrol altında tutabilmek için, faydalılık sağlayabilmek için, önce işleyişini,çıkış noktasını bilmek lazım ki uygulama alanında başarılı olalım. Konuşabilmemizi sağlayan organlarımız diyafram, göğüs boşluğu, karın kasları, akciğer, gırtlak, ses telleri , burun,geniz, damak, diş,ve diş etleri en son da çıkış kapısı olarak dudaklardır.Yani orkestra elemanları bayağı kalabalıkmış.
Sonra dedim ki kendi kendime bir iş üretimi için  bu organlar sayısınca insan biraraya gelse kavga etmeden tartışmadan yada bu denli uyum içinde ne kadar  çalışırlar ve ne  kadar uzun soluklu olur. İşin içine insan egosu girdimi bir yerden bir patlak vermesi an meselesi oluyor.

İş bu organlarla bitiyor bizde çatır çatır konuşuyoruz sandınızsa yanıldınız. Asıl iki merkez varki onlarda iletişim sorunu varsa artık bakışarak mı  yazışarakmı  anlaşırdık bilemiyorum.

Beyinde konuşmayı yönetip, yönlendiren birbiriyle bağlantılı, sol yarım kürede yerleşik, iki merkez vardır.

-Wernicke Alanı;
- Broca Merkezi

alt

Wernicke Alanı: Dış dünyadan (görme, işitme vs.) ile içimizden (ağrı, sancı) gelen duyularımıza ilişkin bilgilerin yorumlandığı bu alan, temporal lop (şakak bölgesinin) üst çıkıntısındaki işitme alanının arkasında bulunur.
Bütün duyuların, bellekteki eski bilgilerle karşılaştırılıp yorumlandıktan sonra Wernicke alanına iletildiğini söylemeliyiz. Burada bütün bilgiler yeniden yorumlanmakta, konuşma sırasında kullanılacak sözcükler burada seçilmektedir. Seçilen sözcükler anlamlı bir biçimde burada dizilmektedir. Konuşma için sözcük belleğinin zenginliği çok önemlidir. Eğer Wernicke alanı yıkımı olursa, konuşulan ya da yazılan sözcükler tek tek algılansa da, söylemler bir bütün olarak, düşünceyi anlatacak biçimde yorumlanamaz. Buna da Wernicke afazisi denir. Bu kişilerin aslında motor konuşma alanı sağlamdır. Ancak yorum yapamadıkları için sözcükleri dizemedikleri gibi konuşamazlar da…

Broca Merkezi: Burası motor konuşma bölgesidir. Bu bölge beynin alın (frontal) kısmının korteksinin arka tarafında bulunur. Sözcükler ile kısa tümcelerin anlatımı için motor kalıplarının oluşturulduğu bu bölgeye, Wernicke alanından gelen sinyallerle yorumlanan düşünceler aktarılır.
İşte Broca alanı bu düşüncelerin sözcüklere dökülmesinde, bu dizilmiş sözcüklerin ses tellerimize iletilmesinde rol alır. Broca alanını hükümet sözcüsüne benzetebiliriz. Nasıl sözcü, bakanlar kurulunda alınan kararları en son hâliyle halka bildirirse Broca merkezinin görevi de budur. Eğer Broca alanı yıkıma uğrarsa, kişi söylemek istediğini bilir, buna karar verir. Ancak kelimeleri seçemez, anlamlı konuşma yapamayıp, anlamsız sesler çıkarır. Buna motor afazi ya da Broca afazisi denilmektedir. Broca alanından gönderilen sinyaller aracılığla ses telleri, gırtlak, dudaklar, ağız, solunum sistemi ile konuşmada rol alan bütün öteki yardımcı kaslar çalıştırılarak düzgün konuşma ortaya çıkarılabilmektedir.

Buraya kadar söylediğimiz bilgiler ışığında şunu söyleyebiliriz : Ses telleri sağlam, konuşma için yeterince sağlıklı olsa da, beynimizdeki Wernicke ile Broca alanları, dahası görme ile işitmeyle ilgili yorum alanları sağlıklı değilse konuşma olanağı yoktur. Kaynak:Dr. Yalçın Güran

Wenicke'de   yada Broca alanınızda bir sorun varsa unutun gitsin "Gelde iki lafın belini kıralım"  demeyi.

Biraz tıbbi alandan çıkıp,
 "Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır" diyen  diyalog yazarı Eflatun'un bu cümlesini okuyunca daha ağzımdan çıkmaya yeltenen laflarımı geri kaçtılar.Bu sözüyle ne demek istediğini anlamak isterken beynimi hallaç pamuğu gibi dağıttım (toplayamazsam yandım).
Herhalde şunları demek istedi;
Etkili,anlaşılır,açık, doğru bir biçimde güzel konuşmak.Güzel bir konuşmanın kuğu gibi gönüle bir süzülüşü vardır ki  eğer  kırıcı,ölçüsüz,argo değilse uslup mest eder,sevdirir konuşanı.
Ve birkaç atasözüyle ,güzel sözle  kısaca  bu konuda ki meramımıza ışık tutarsak;

"Tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır".
"Söz gümüşşse sukut altındır" .
"Saygısız ağız, anahtarsız açılır".
"El yarası onar, dil yarası onmaz".
"Edebiyat, muhatabın anladığı dilden konuşmaktır".


Kutadgu Billig bu dörtlükle durumu özetlemiş.

Kötü söz duyanları hep düşman eder,
Ederse insanı söz sultan eder;
Ne yumruktan ne kılıçtan iz kalır,
İnsan ölür arkasından söz kalır.



İsra Doğan
/2011/

 

Son Güncelleme: Salı, 09 Ağustos 2011 06:59

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Ölümsüzlük Pınarı
Başkurt Türklerinin Ural Batur Destanı, 94 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2520
mod_vvisit_counterDün4678
mod_vvisit_counterBu Hafta10643
mod_vvisit_counterGeçen Hafta27536
mod_vvisit_counterBu Ay7198
mod_vvisit_counterGeçen Ay129071
mod_vvisit_counterToplam20861746

Şimdi: 32 misafir var.
IP: 18.213.192.104