alt



Gökkuşağı yazımızda Alemde ne var ise insanda da var demiştik . Demek ki zıt bakışla baktığımızda "insanda ne varsa alemde de var" diyebiliriz. O halde "bizde olanı" alemde bulmaya çıkalım. Gözlerimiz bu kez hayranlıkla kendimize dönsün. Bu bakış kendimizi beğenmişlik ukalalık olarak değilde ,Rabbim ne güzel yaratmış demekse dönsün değil mi ? Ahseni takvimde (suret ve siret olarak en güzel şekilde yaratılmış olma) yaratılan bizler şu dönen duran alemde kalbimizle Rabbimize dönüp rızasını alamazsak ,Cemalini görenlerden olamamak üzüntü verir.
Kainattaki dönüş ile insandaki dönüşün bağlantısına geçmeden önce Dünya ve insandaki benzerliğe değinmek isterim. Bu sıralama zerreden bütünü algılayabilmemiz için bize bir ufuk açacaktır. Sofrada bile tatlının en son geldiğini varsayarsak konumuzda da tatlının gelişine daha vakit var.

alt 1- Vücudumuz ve Dünyada ki su oranı benzerliği:
Yeryüzünün dörtte üçü sudur, insanın vücudunun da dörtte üçü sudur.
Bebeklikte daha fazla olmakla birlikte yetişkinlik dönemin de % 70 yaşlılıkta bu oaran %50' düşmektedir.
Burada ilginç bir benzerlik var ki oda; Dünyada yaşlandıkça bazı sebeplerden dolayı belirgin oranda suyun azalmasıdır. ASAM kısa adı ile "Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi" akademisyenleri ve önemli üniversiteler bu konuda çözümler üretme çabasındalar.

alt2- Nehirlerin damarlarımız ile benzerliği:
Nehirler, akarsular nasıl ki belli başlı mineraller içeriği ile ulaştıkları ülkelere yaşamsal birçok fayda sunuyor iseler, damarlarımız ve damarlarımızda taşınıp organlarımızı besleyen kan da bizlerin vücud yaşamsal değerini oluşturur.
Deniz donanmalarını antikorlara, sürekli yenilenen alyuvarlarıda devamlı akışkanlıkları ile nehirlerin temizlenmesiyle bağlantı kursak çok mu fantastik bir benzetme olur ?

alt3- Dünyanın ve vücudumuzun ısı benzeşmesi:
Ne Dünya nede vücudumuz sabit bir ısıda kalmaz.Devamlı bir değişkenlik arz eder enerji ile bağlantılı olarak.
Dünyada Güneşten yeterince enerji alamazsa soğuması gibi bizlerde yetersiz beslendiğimizde yada fazla beslendiğimizde ufak çaplıda olsa ısı değişikliklileri yaşarız. Mikroorganizmaların saldırıları ile mücadele eden vücud'da nasıl ki ısı artışı oluyorsa, Dünyada da bazı gelişmelerden dolayı, Güneş ışınlarının Dünya yüzeyine yakınlaşması gibi değişikliklerden oluşur.

alt4- Yeryüzünde dağlar ve toprak parçalarıyla vücudumuzda ki benzeşme:
Yeryüzünü dönüşünü hissetmememiz açısından dağların yaratılmış olduğunu daha önce bir ayetle örneklendirmiştik.
Vücudumuzunda dik durması sağa sola yamulup kalmamasını sağlayanda kemiklerimiz omurgamızdır.

alt5-Gezegenlerde dolayısı ile Dünyada ve Vücudumuzdaki gazların benzeşmesi:
İnsan vücudunda yoğunluk olarak Hidrojen-Oksijen-Azot-Flor-Klor gazları varken,atmosferde de % 78 oranında azot % 21 oranında oksijen %1 oranında asal gazlardan Hidrojen v.b. vardır.

alt6- Mevsimlerle duygularımız arasında ki benzeşme:
Dünyamız ilkbahar, yaz , sonbahar, kış'ı yaşarken bizlerde dönem dönem duygularımızdaki iniş çıkışlarala benzer ruh halleri yaşarız.
Kısaca ifade edersek;
Bahar yenilenme canlanma neşeli dönemimizi, yaz gelişme olgunlaşma verimlilik dönemimizi, sonbahar hüzünlü, kış ise içedönük durağan zamanlarımızı yansıtır.

alt7- Toprakla bedenimiz arasında içerik olarak benzeşim:
Toprakta bulunan elementlere baktığımızda onların vücudumuzda da olduğunu görürüz.Bunlar, demir, bakır, çinko, fosfor gibi elementlerdir. Ve nasılki su toprağın verimliliğini artırıyorsa bedenimizinde suya ihtiyacı o oranda önemlidir.

alt8- Toprak yapılarının insandaki benzeşimleri:
Peygamberimiz(s.a.v) insanların yaratılışlarını fıtrî olarak üçe ayırıp toprak ve yağmur ile mukayese yaparak şöyle buyurmuştur :
“Allah’ın benim vasıtamla gönderdiği hidayet ve ilim (İslâm) bol yağmura benzer
-Bu yağmur bazen öyle bir toprağa düşer ki onun bir kısmı suyu kabul eder de çayır ile bol ot bitirir
-Bir kısmı da kurak olur, suyu üstünde tutar da Allah insanları onunla faydalandırır. Ondan hem kendileri içerler hem hayvanlarını sularlar ve ekin ekerler.
-Bu yağmur bir başka toprağa isabet eder ki düz ve kaypaktır. Ne suyu üstünde tutar ne de çayır bitirir.
Allah’ın dinini anlayıp da Allah’ın benim vasıtamla gönderdiği (İslâm’dan, hidayet ve ilimden) faydalanan ve bunu bilip başkalarına bildiren kimsenin misali ile bu güzellikleri duyduğu hâlde, kibirlenerek başını bile kaldırmayan ve beni tanımayan kişinin hâli buradaki toprağa benzer" (Buhari, İlim 20)

Bu Hadiste de görüldüğü üzere, toprak fayda bakımından üçe ayrıldığı gibi, insanlar da yararlı olup olmama açısından üç grupta mütalaa edilir

Yani demek istemişki Efendimiz sallallahu vesellem,
1- Kendisine ve başkalarına faydalı olanlar
2- Yalnız başkalarına faydalı olabilenler
3-Hiç kimseye faydası olmayanlar



Devam edecek

İsra Doğan
/2011/