J.J.Rousseau Diyor ki:

Sıradan bir kadın nazarında,her erkek daima erkektir;ama kalbinde sevgi olan bir kadın için,aşığından başka erkek yoktur.


Saklıbahçem

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

"..Gel benim gönlümün hüznü.
Bir çok insan senden kaçarken, bilseler neler neler getirirsin yârdan bana. Neşe elbet iyidir amma bazan neşenin olduğu yerde gaflet olur da bir anlık da olsa yar ile irtibat kesilebilir. Her an ona iltica edip yaradanını hiç unutmadıkları için mi mahzun kalpleri sever acaba?
"Gönlü kırıkların yanında arayın" beni demesi ondanmıdır acaba ? Hüzünlü kalp gönlünü bir saklıbahçeye çevirir. O bahçeyi, yâr ile sohbet edebileceği bir buluşma yerine, vuslata eriş yerine döndürmek ister. Bir çiçeğe bakar ne güzel yaratmışsın der,bir meyveye bakar ona o lezzeti verene döner. Bir insana bakar alemi görür. Öyle bir mahrem alan yaparki kötü niyetliler bu bahçesine girmesin,  dokunmasın, güzelliğini bozmasın ister.

İnsan duygularıyla vardır, amelleri ile anlamlanır, imanı ile yüceleşir,aşk ile de pervane misali yanar kavrulur karışır hiçliğe.
Güzel duyguların her biri cennetten bir meyveye dönüşürde tadına doyulmaz olur. Yiyen ferahlar,mutlu olur.

Ah benim saklıbahçem, sanki dünyada senden güzel hiçbir yer yokmuşçasına ebedi kalmak ister bu gönül sende.
Her bir ağaç Rabbin bir tecellisi, bir sözü, bir isteğini fısıldıyor kalbe yeter ki tefekkür ederek bakmasını ve baktığımızda görmesini bilelim.

Gezelim beraber ve bakalım hangi ağaçlar çiçekler var ve bize ne söylüyorlar.

Bak şu köşede CÖMERTLİK AĞACI var. Üzerinde ne çok olgunlaşmış meyveleri var nasiplilerini bekleyen.

“Kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf ALLAH’ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler”(İnsan, 76/8). 18. O en takvalı kişi ki malını verir, temizlenir, feyiz alır, kurtuluşa erer. Yahut hal cümlesi olduğuna göre, temizlenmek üzere, yani ALLAH katında temizlenip artmak üzere malını verir. (Leyl-18)

Amenna, kaç kişi yolda yürürken Dut ağacından sarkan dallardan en az bir tane dut yememiştir. Komşunun bahçesindeki erik ağacından, kiraz ağacından almamıştır bir avuç. Vakti saati geldiğinde hiç elma ağacı,portakal ağacında olgunlaşan meyvelerin tadına bakmamış mıydın hiç?

Bir diğer köşede ise HİLM AĞACI varki salkım salkım dalları şemsiye misali tevazu içinde yerlere kadar inmiş, ona yaslanan her kim olursa olsun hiç kızmaz, onları gölgelendirmeye devam eder görmez miyiz ? Ağaç gölgesini kim sevmez yorucu bir günün akşamında, koşturmacalı bir öğlen sıcağının akabinde serinlemek kaygısının vuslat sevincine dönüşü gibi atar insan kendini bir ağaç gölgesinin altına. Ağaç kimlik sormaz, necisin neyin nesisin demez, hırlı mısın hırsız mısın bakmaz, genç mi yaşlı mısın hiç umursamaz, zengin mi fakir misin umurunda değildir. Birşey istemeyecektir ki sorsun. O'nun işi almak değil, sunmaktır. Hilm (yumuşak huylu) sahibi insanlar sirkeyi bala çevirebilirler, bu sebeple geldikleri halden ziyade yanından ayrıldıkları hal önemlidir.

"İyilikle kötülük bir olmaz kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir (fussilet;34)"

Peygamber Efendimiz (SAV) şöyle buyurmuştur: ''Bir kimsede 3 Fazilet yoksa o boştur. Bu Faziletler sahibini günahtan koruyan takva, kavgalardan koruyan hilm ve muamelelerde gösterilen güzel ahlaktir" (taberani,ebu nuaym)

Yumşak Huyluluk; ALLAH`u Zülcelal`in sevdiği ve kullarından istediği bir ahlaktır. Bir kimseyi diğer insanların arasında ve ALLAH´ù Zülcelal`in katında süsleyecek olan Ahlak, Yumşak Huyluluktur.

Nitekim Hz.. Ali (ra) söyle demiştir:
"Hayır, Mal ve hilm çokluğundadır" Seyda Muhammed Konevi (ks)

Şu cüssesi küçük kendi manası büyük SEVGİ AĞACI'NI gördün mü ? Nasıl da kainatın her yerine dağılıyor ışıltısı ve örtüyor herbirşeyi. Işıltısının bile gönülleri hoş etmesine bakınca , o ışığın kaynağına kimler kimler ulaşmak istemezki ?

96-(Meryem)- İman edip, salih amel işleyenler var ya, Rahmân (olan ALLAH) onları (gönüllere) sevdirecektir.

Gelen bir rivâyete göre, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ALLAH, bir kulu sevdiğinde Cibrîl`e: - ALLAH filân kulu sever; sen de onu sev ! diye emreder. Cibrîl de o kulu sever. Sonra Cibrîl gök halkına: - ALLAH filânı seviyor; onu siz de seviniz ! diye seslenir. Göktekiler de o kimseyi sever. Sonra yerdeki insanlar (dan bir sevgi) konulur (da müslümanlar arasında da sevilir ve iyi kişi olarak anılır). Ebu Hureyre Sahihi Buhari hadis no: 1325

Bir köşeye adeta saklanmış gibi duran bu TEVAZU AĞACI ne güzelmiş,neden saklanmaya çalışır gibi duruyor acaba? Kendi güzelliğini kendisi bir görse yinede saklanırmıydı böyle? Saklandığına göre bu haliyle ne anlatmak istiyor acaba bize.?

Tevazu sahibi olmamız, zıddı kibirlilikden arınmamızla mümkündür. Nice ikazlar gelir Allah'dan (c.c)

16/23- Şüphe yok ki ALLAH, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez. 17/37- Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.

25/63- Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.


Bir ağaçta varki dalları gökyüzüne değin uzanıyor ve sanki ötelere bir bağlantı kurmuş. Bizde o dallara basarak çıkmaya çalışsak henüz gözümüzün göremediği yere gideceğiz.
Adı İLİM AĞACI, bu ağaçtan beslenmezsek yol azığımız olan sabır ve teslimiyete dönüşen gıdalardan mahrum kalırız. Bilgisiz teslimiyet olmaz,tevekkül olmaz, sabır ise hiç olmaz. Sabrı kim için ne maksatla ettiğimizi bilmezsek başımıza gelen olaylar karşısında bekleyişimizi sadece korku olarak algılar ve sinmiş sayılırdık. Oysaki; Korktuğumuzdan dolayı mücadele etmiyor değiliz,korktuğumuzdan dolayı misliyle cevap veremiyor değiliz. Bazı olaylar karşısında suskunluğumuz, bekleyişimiz bir rıza neticesinde musibeti verene razı olma hali ile ibadete dönüştüğünü bildiğimiz içindir. Demekki ilim ağacı çok önemli bir ağaçmış ondan bol bol meyve yememiz gerekiyor.

12:22 -O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.

17:107 - Ey Muhammed! De ki: İster ona (Kur'ân'a) inanın, ister inanmayın; o daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda onlar, yüzleri üstü secdeye kapanırlar.2

7:15 - Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan ALLAH'a hamd olsun" dediler.

27:42 - Melike gelince, "Senin tahtın da böyle mi?" dendi. O şöyle cevap verdi: "Tıpkı o! Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz teslimiyet göstermiştik."

Bir ağaç daha var ki bakalım siz adını bulabilecekmisiniz?
Her ağaçta tek çeşit meyve varken bu ağaç diğerlerinden çok değişik. Birbirine benzemeyen çeşit çeşit meyveleri bu ağaçta toplamışlar. Renkleri başka,tadları başka,şekilleri başka ama hepsinin de bir arada. Onlar birbirleri ile beraber olmaktan mutlular.Sanki bu ağaçta bulunarak, bu ağaçta ilerleyerek her renk ve şekildeki mekan arkadaşları ile bir yolculuk halinde gibiler. Bu ağaçta sevgi , hilm , tevazu , cömertlik ve daha birçok ağacın meyveleri de var. Sanki bütün olmuşlar istikametlerini aynı yere döndürmüşler ve birbirlerinden destek alıyorlar gibi. Yolları aynı, istikametleri aynı, hedefleri gönülleri bir.

Acaba ÜMMET AĞACI diyebilir miyiz bu ağaca?

Böylece biz sizi, insanlara şahid (ve örnek) olmanız için orta bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde bir şahid olsun. Senin üzerinde bulunduğun (yönü, Ka'be'yi) kıble yapmamız, elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin geri dönenlerden ayırdetmek içindir Doğrusu (bu,) ALLAH'ın hidayete ilettiklerinin dışında kalanlar için büyük (bir yük)tür ALLAH, imanınızı boşa çıkaracak değildir Şüphesiz, ALLAH, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir (2/143)

Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; maruf (iyi ve İslam'a uygun) olanı emreder, münker olandan sakındırır ve ALLAH'a iman edersiniz Kitap Ehli de inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu İçlerinden iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır (3/110)Yeryüzünde hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın Biz Kitap'ta hiçbir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır (6/38)

İsra Doğan
 

Son Güncelleme: Pazar, 07 Ağustos 2011 00:13

 

Yorumlar  

 
#1 Mustafa Mesut Durmuş 08-08-2011 11:11
Güzel bir çalışma.Emeğine bedenine sağlık ,sıhhat ve afiyetler niyazlar ..
Saygılar..
Alıntı
 
 
#2 İsra Doğan 08-08-2011 13:20
Öncelikle sağlık dualarınız için sağolunuz.
Beğeninizde mutlu etti bu duygu yansıması içinde teşekkür ederim.

Hürmetlerimle
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KAYADAN DOĞAN KIZ
Hakas Türklerinin Altın Arığ Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3502
mod_vvisit_counterDün5012
mod_vvisit_counterBu Hafta8514
mod_vvisit_counterGeçen Hafta38588
mod_vvisit_counterBu Ay70488
mod_vvisit_counterGeçen Ay236082
mod_vvisit_counterToplam18169054

Şimdi: 58 misafir, 1 üye, 2 bots var.
IP: 35.172.150.239