Alphonse Daudet Diyor ki:

Birini sevindiren iş, diğerini ağlatır, yaşamak işte böyledir.


Dönüş (1)

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

alt

    Sorular bazan isabet bulur somut bilgiye ulaştırır, bazan da kifayetsiz kalır. Bazı hallerde elde edilen bilgiler nadasa bırakılmış toprak gibi bir zaman dinlendirilir,olgunlaşması beklenirken  yine de  göz kulak beyin tetiktedir. İnsan zaten irdelemekten sorgulamaktan vazgeçmez, dairenin merkezinde neler olduğunu tam bilemese de, çevresinde dolanır durur. Sebepler dairesinde çalışma neticesinde Dünya'nın yuvarlaklığını , döndüğünü, galaksileri keşfetmek derken uzay yolculukları aşamasına gelmiştir insanoğlu. Bir zaman da gelir turizim amaçlı seyahatlar düzenleyip, hani dolmuş şöförlerinin bağırdıkları gibi Ay'a bir iki üç derler mi derler.
    Bir gerçek var ki "dönüyoruz" malumunuz üzere. Realitede karşılığı olmasa da "durdurun dünyayı inecek var" sözü  şiirlere, makalelere, şarkılara konu olmuş ümitsizlik  haykırışıdır. Zaten şimdilik başka yere taşınmaya kalksak taşınamayız, zira atom çekirdeği dahil herşey dönmekteyken nereye gitsek bu dönüş kaçınılmazdır. Bir de güzel tarafı varki ki  döndüğümüzü hissettirmiyor  Allah.c.c bizlere.

  alt   "Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yarattı."  (Nahl / 15 )

Yaradan, merhametlilerin merhametlisi olarak kullarının huzurunu  temin edecek sistemi zaten kurmuştur.
 İnsanoğlu her zaman son nokta Hakikatin ardınca yürüdüğü için ;
-"Peki, neden böyle bir dönüş üzere yaratılmıştır kainat  ? "
Sorusunu da sormaktan çekinmez. Haşa beğenmemek değildir bu,  tüm  ilmi çalışmalar neden sorusuna muhataplığın fiilleridir.
Bilimsel yönüyle bu döngünün mevsimleri, geceyi gündüzü oluşturduğunu biliyoruz. Kainatta olan dönüşün bir aynısını da Kabede mü'minler yaşamaktalar. Tavafı , Rahmetin tecelli noktasının en zirve mekanında sadece tesbih ve bolca zikrin yapılmasının dışında başka başka mana boyutlarında da seyreder insanlar. Anne karnında bebeklerin emre itaatle, doğuma yakın başaşağı dönmeleri bir dönüşün en minik versiyonunu göstermiyor mu?. Cezbeye tutulan (gerçekle taklidinin olduğunu bilerek ), vecde gelen Hz.Mevlana  ve daha nice insanlar dönüyorlar (sema ). Bu bilgiler bize ilk evvela kendi eksenimizdeki dönüşlerimizi idrakimize sunmaktır . Yine biliyoruz ki vücudumuzda  hiç durmamacasına dönen bir  dolaşım sistemimiz de var. Kan tüm vücutta dönüşümünü tamamlayıp aynı noktaya yine gelir. Demiştik ya herşey önce kendi etrafında sonra birbirinin etrafında döner. Her büyük bilgiye bir kıvılcımdan, zerre bilgi ile ulaşılıyorsa kendi eksenimizde ki dönüşlerden tüm kainatın dönüşümünü algılamak daha kolay olmuyor mu? Yaradanımızın, gezegende ki  dönüşü algılayabilmemiz için kendi içimizdeki , kendi eksenimizde ki dönüşümü idrakimize sunarak bir  Mürşid, öğretmen  (bkz.Rab sıfatının tecellisi ) edası ile cevaplandırması değil mi?
Zerreden bütüne eriştiğimiz gerçeğinin farkındalığı ile "mana tefekkürüne" çıkmış bulunuyoruz. Bazı çevrelerce istismar edilsede Güneş balçıkla sıvanmaz sözüne benzer bu hâl. İnsan bu dünya'da Hakikati bulmak / erişmek için var ise her yönüyle bir çalışma içerisinde olacaktır.Tefekkürle mana alemiden eşyanın hakikatine varmakta bir görev olmalıdır. Düşünmek-akletmek,tefekkür etmek zaten yaradanın insanlara bir emridir.

 alt   13/4- Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (ALLAH’ın varlığını gösteren) deliller vardır.

 alt   16/12- O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.


Hayatın, belirlenmiş bir son vaktine kadar geçen sürede "insan için ne lazım" dan yola çıkarak bir tefekkür edelim dedik, mana boyutu anlamıyla dönüşde/dönmede sabitlendik.

Mevla görelim neyler
Hak şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Arif anı seyreyler

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler...
Sen hakka tevekkül kıl
Tefviz et rahatı bul
Sabreyle ve râzı ol

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler...
Hallâk-ı Rahîm oldur
Rezzâk-ı Kerim oldur
Fa’al-i Hakim oldur

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler...
Hep işleri faiktir
Birbirine layıktır
Neylerse muvafıktır

Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler...
Vallahi güzel etmiş
Billahi güzel etmiş
Tallahi güzel etmiş
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler...

Erzurumlu İbrahim Hakkı


Devam edecek...

İsra Doğan
/2011/

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 06 Ağustos 2011 01:12

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

KÜÇÜK AVCI
Altay Türklerinin Mağday Kara destanı, 111 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL 

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3311
mod_vvisit_counterDün4197
mod_vvisit_counterBu Hafta34477
mod_vvisit_counterGeçen Hafta44274
mod_vvisit_counterBu Ay68141
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19937519

Şimdi: 37 misafir var.
IP: 34.239.167.74