Kızılderili Atasözü:

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine, "suyun akışı" karar verir.


SÜMMANİ VE ÂŞIK EDEBİYATINDA BADE

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

Sümmani, 1861 yılında Erzurum’un Narman ilçesinin Samikale köyünde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Hüseyin’dir. Babası Kasımoğulları’ndan Hasandır. Bu köye Kafkasya’dan gelmişlerdir.

11 yaşlarında iken köyün yüksek bir tepesi olan “Ablaktaşı” denilen yerde hayvanlarını otlatırken taşın üzerinde uykuya dalmıştır. Rüyasında pirleri  ( Kırklar )  görür; namaz kılmaktadırlar. Hüseyin de yanlarına saf bağlar.

Vardım saf saf olup durmuş divana
Ben de el bağlayıp geçtim bir yana
Meylimi bağladım gayri Sübhan’a
O güzel Allah'ı gözler gözlerim

Namazdan sonra pirler bade içmeye başlarlar. İçlerinden birisi; “şu çocuğa da bade verelim” der; diğerleri karşı çıkarlar ama sonunda ona da badeyi içirirler. Hüseyin, ağzından köpükler saçarak uyanır. Yıldızlar çıkmıştır; hayvanlar köye gitmiştir. Hüseyin korku içinde köye doğru yola çıkar; biraz sonra arkasından bir atlı yetişir. Hüseyin korkar. Atlı; “korkma çocuk ben senin pirinim” der. Kolunu kaldırarak “bak şuradan” der. Hüseyin bakar, pencere kenarında gergef işleyen bir kız görür. Pir: “Bu Gülperi’dir; Bedehşan Emiri Şah Abbas’ın kızıdır. Sen onun, o da senindir. Sen de ona gösterildin; âşık ve mâşuksunuz artık. Yalnız bu dünyada kavuşmak size haram, kırk gün kimseye bir şey söyleme; bundan sonra senin adın Sümmani’dir” der ve kaybolur. (Sümmani: Sonuncu, sona ait demektir.)

Köye dönen Hüseyin kimseyle konuşmaz. Artık hayvanları da otlatmaya gitmez. O zamanlar köy odasında sıra geceleri düzenlenmektedir. Herkes sırayla türkü söylemektedir. Sıra Hüseyin’e gelir; “o çocuk, onu geçelim” derler. Ama Hüseyin ısrarla söylemek ister;40 gün de dolmuştur. Zincirleme bir koşma söylemeye başlar.

Uyandım gafletten oldum perişan
Bir nur doğdu âlemler oldu ürüşan
Selam verdi geldi üç-beş dervişan
Lisanları bir hoş sedasın tek tek

Lisanları bir hoş eyler avazı
Onlarda mevcuttur ilm-ü el fazı
Dediler: Vaktidir kılak namazı
Aldılar abdestin edasın tek tek

Aldılar abdesti uyandım habdan
Aslımız yapılmış hâk ü turabdan
Üç harf okuttular yeşil kitabdan
Okudum harfini noktasın tek tek

Okudum harfini zihnim bulandı
Yaralarım göz göz oldu sulandı
Baktım çar etrafa kadeh dolandı
Nuş ettim kırkların badesin tek tek

Nuş ettim badesin gördüm rengini
Tam on sekiz saat sürdüm cengini
Yâr yüzünde saydım üç beş bengini
Halhalın altında hırdasın tek tek

Dediler: Sümmani gel etme meram
Adamı çürütür dert ile verem
Sen için dünyada kavuşmak haram
Böyle yazmış kalem Hüda’sın tek tek

Hüseyin koşmasını bitirince köylüler şaşırır. Onun badeli âşık olduğunu anlarlar. Halk arasında bade içen âşığa veli gözüyle bakılır. O yüzden bade içenlere hak âşığı, içmeyenlere halk âşığı derler.

Buradaki motifler bizi şamanlığa götürmektedir. Şaman adayı bir mağaraya çekilir; bir süre yalnız kalır; bir gece uykusundan ağzından köpükler saçarak uyanır. Halkın içine döner, anormal davranışlar sergiler. Kırk gün sonra kopuzuyla deyişler çalıp söylemeye başlar.

Görüldüğü gibi, şaman adayının uzlete çekilmesi, uykusunda bazı bilgiler edinmesi, sanatçı kişiliğinin oluşması, uyanırken ağzından köpükler gelmesi, kırk gün kimseyle konuşmaması, bu süre zarfında anormal davranışlar göstermesi, kırk gün sonra sanatçı kimliğine bürünerek kopuz eşliğinde deyişler söylemesi Sümmani’nin ( ve diğer âşıkların ) bade içme haliyle paralellik arz etmektedir.

Bade geleneği şamanlıktan gelmektedir. Anadolu’da İslamileştirilmiştir.

Âşık, rüyasında bir güzele âşık olmakla beraber, âşıklık geleneği ile bilgiler de edinmektedir. Bu sanatçı kişiliğe geçiştir.

Âşıklık geleneğinde halk âşıkları bir ustanın yanında yetişerek âşıklığa adım atarlar. Ustasından icazet alan âşığa ustası tarafından bir de mahlas verilir. İcazet alan âşık artık kendi mahlasıyla şiirler söyler.

Hak âşıkları ise âşıklığı rüyada öğrenirler. Pir elinden bade içen bu âşıklara mahlasları, rüyalarında pirleri tarafından verilir.

Âşıklık geleneğinde içilen bade alkollü içki değildir; şerbet, su, zemzem veya elma, erik, üzüm, nar suyudur.

Âşığa rüyada bade üçler, yediler, kırklar veya Hz. Ali tarafından içirilir.
 

Mehmet ÖZDEMİR

 

 

 

 

  

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Temmuz 2011 02:36

 

Yorumlar  

 
#1 Mustafa Mesut Durmuş 27-07-2011 11:50
Değerli yazar dostum,

Sümmani babayı anlatan bu güzel çalışmanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum.Emeğiniz ve yüreğiniz zayi olmasın inşaallah..
Sümmani baba rahmetler dilerim..

Çalışmalarınızd a başarılar dilerim.
Saygılarımla,
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

Manas'ın Oğlu
Kırgız Türklerinin Manas Destanı'nın ikinci bölümü, 110 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3478
mod_vvisit_counterDün4197
mod_vvisit_counterBu Hafta34644
mod_vvisit_counterGeçen Hafta44274
mod_vvisit_counterBu Ay68308
mod_vvisit_counterGeçen Ay149815
mod_vvisit_counterToplam19937686

Şimdi: 40 misafir var.
IP: 34.239.167.74